100 Meşhur Aşk, Adem Suad
tr
Books
Adem Suad

100 Meşhur Aşk

şəms.
şəms.has quotedlast year
Eros, öç almak ister ve iki ok hazırlar. Biri altın suyuna batırılmıştır ve saplandığı kişiye tutku ve sonsuz aşk verecektir. Diğer ok ise, saplandığı kişiyi aşk ve tutkudan tamamen uzaklaştıracaktır. Altın ok, Apollon’un kalbine saplanır ve Dafni’ye umutsuzca âşık olur. Fakat ne yazık ki diğer ok, Dafni’nin kalbine saplanmıştır. Dafni, Apollon’dan sürekli kaçar ve aşkını reddeder.

Bir gün Dafni yine kaçarken Apollon’a yakalanır ve babası Peneus’tan yardım ister. Peneus, Dafni’yi defne ağacına dönüştürür ve Dafni, sonsuza dek defne ağacı olarak kalır.

Apollon ise, defne ağacından aldığı yapraklarla kendine bir taç yapar ve bu tacı başından hiç çıkartmaz. Tüm Apollon heykellerinin başında gördüğümüz defne yapraklarından yapılmış tacın sebebi budur.
Chinara Jalilova
Chinara Jalilovahas quoted2 years ago
Kadın olsun, kitap olsun, cildine aldanmayıp
içindekilere bakılmalıdır…
şəms.
şəms.has quotedlast year
John Lennon ve Yoko Ono
şəms.
şəms.has quotedlast year
Ethel Greenglass Rosenberg ve Julius Rosenberg
şəms.
şəms.has quotedlast year
“Artık demir almak günü gelmişse zamandan,

Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;

Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,

Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.

Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!

Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu!

Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;

Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.

Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,

Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.”
fidanasifli
fidanasiflihas quoted6 months ago
Öyle bir aşk yaşadım ki
Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de.
Bazıları seyrederken hayatı en önden,
Kendime bir sahne buldum oynadım.
Öyle bir rol vermişler ki
Okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde,
Hem kızdım hem güldüm hâlime,
Sonra dedim ki “Söz ver kendine;
Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin.”
fidanasifli
fidanasiflihas quoted6 months ago
ün ağarırken
Tek başıma oturmuşum
Henüz daha gözlerimi
Bir an bile yummamışsam
Sen yoksan yine
Bense yorgun ve yalnızsam
Hele bir de...
Bir de canım
Hasretine kapılmışsam
Ve gözümde tütüyorsan
Buram buram...
İşte o an bir fırtına kopar
Sanki o an yer yerinden oynar
Hoyrat bir rüzgâr eserken
Sallanan gemi misali
Sallanır durur içimde dünya.”
şəms.
şəms.has quotedlast year
İtiraf

I

Size açabilmeliydim içimi

Geceler yalnız size

Ve yüzüm kızarmadan

Çocukluğumun küçük aşklarını

Anlatabilmeliydim

Geceler yalnız size.

II

Benim de aşklarım oldu

Ve alabildiğine günahlarım.

Hâlbuki bigünah olmak istedim

Bütün ömrümce.

III

Anam,

Ben topaç çevirirken sokakta,

Benim güzel oğlum,

Paşa olacak derdi...

Hâlbuki ben hâlâ

Topaç çeviriyorum sokakta.

Rüştü Onur
şəms.
şəms.has quotedlast year
Katharine Hepburn ve Spencer Tracy
şəms.
şəms.has quotedlast year
Juan ve Evita Peron
şəms.
şəms.has quotedlast year
Vladimir Vladimiroviç Mayakovski ve Lili Brik
şəms.
şəms.has quotedlast year
Kaynak: Aşka Gittim Dönmeyeceğim, Adem Özbay
şəms.
şəms.has quotedlast year
Mona Rosa

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak.

Kanadı kırık kuş merhamet ister.

Ah senin yüzünden kana batacak.

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

Ulur aya karşı kirli çakallar,

Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa.

Mona Rosa bugün bende bir hâl var.

Yağmur iğri iğri düşer toprağa,

Ulur aya karşı kirli çakallar.

Açma pencereni perdeleri çek,

Mona Rosa seni görmemeliyim.

Bir bakışın ölmem için yetecek.

Anla Mona Rosa ben öteliyim.

Açma pencereni perdeleri çek.

Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi,

Bende çıkar güneş aydınlığına.

Bir nişan yüzüğü bir kapı sesi

Seni hatırlatır her zaman bana

Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi.

Zambaklar en ıssız yerlerde açar

Ve vardır her vahşi çiçekte gurur.

Bir mumun ardında bekleyen rüzgâr,

Işıksız ruhumu sallar da durur.

Zambaklar en ıssız yerlerde açar.

Ellerin, ellerin ve parmakların

Bir narçiçeğini eziyor gibi.

Ellerinden belli olur bir kadın,

Denizin dibinde geziyor gibi.

Ellerin, ellerin ve parmakların.

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.

Saat on ikidir söndü lambalar

Uyu da turnalar girsin rüyana,

Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar.

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.

Akşamları gelir incir kuşları,

Konarlar bahçemin incirlerine.

Kiminin rengi ak kiminin sarı.

Ah beni vursalar bir kuş yerine.

Akşamları gelir incir kuşları.

Ki ben Mona Rosa bulurum seni

İncir kuşlarının bakışlarında

Hayatla doldurur bu boş yelkeni

O masum bakışların su kenarında.

Ki ben Mona Rosa, bulurum seni.

Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.

Henüz dinlemedin benden türküler.

Benim aşkım uymaz öyle her saza.

En güzel şarkıyı bir kurşun söyler.

Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.

Artık inan bana muhacir kızı,

Dinle ve kabul et itirafımı.

Bir soğuk, bir mavi, bir garip sızı

Alev alev sardı her tarafımı.

Artık inan bana muhacir kızı.

Yağmurlardan sonra büyürmüş başak,

Meyveler sabırla olgunlaşırmış.

Bir gün gözlerimin ta içine bak

Anlarsın ölüler niçin yaşarmış.

Yağmurlardan sonra büyürmüş başak.

Altın bilezikler o kokulu ten

Cevap versin bu kuş tüyüne.

Bir tüy ki can verir gülümsesen,

Bir tüy ki kapalı geceye güne.

Altın bilezikler o kokulu ten.

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak.

Kanadı kırık kuş merhamet ister,

Ah senin yüzünden kana batacak.

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

Sezai Karakoç
şəms.
şəms.has quotedlast year
Prens Khurram (Shah Jahan); genç, zarif Arjumand Banu Begum’a (Mumtaz Mahal), daha henüz on dört yaşında iken âşık oldu. Hâlihazırda iki karısı olmasına rağmen, Mumtaz Mahal, prensin hayatının aşkı idi. Birlikte her yere seyahat ettiler ve Mumtaz, on dördüncü çocuklarını doğururken ölünce, Shah Jahan “Taj Mahal”i onun anısına inşa ettirdi.
şəms.
şəms.has quotedlast year
Ve Lou’nun Nietche’ye yazdığı şiir:

“Bir ben biliyorum

yorgun gözlerinin altındaki halkaların

ebem kuşağı olduğunu ve

istediğinde yedi renk bakabileceğini

siyah saçlarındaki akların aslında

hırçın dalgaların gelgitlerinden oluşan

köpüklerin bulaşığı olduğunu.

Bir ben biliyorum

yüreğinin severken,

ölmekten değil de öldürmekten korktuğu için

tir tir titrediğini

kayboluşlarında kendini bulup

her şeye yeniden başlama hevesini

yalnızlığının nasıl kursağında bıraktığını.

Bir ben biliyorum

dağların eteklerine ziller takıp

hızla doruklara kaçışından olduğunu

ruhunun serin esintisinin

hayatın çarmıhına

yalpalarda çürüyen tahtaların

paslı çivileriyle gerildiğini.

Bir ben biliyorum

her kundaklama sonrası

ormanlarının zehrini

bir hışımla genzine çektiğini

bu yangınlarla

ciğerinin de yandığını

yine de hiç ağlamadığını…

Bir ben biliyorum

bu şehrin goncalarını bile sevmediğini

inim inim inleyen gecelerinde

demlenemediğini

bir ben tanıyorum

ve bir ben seviyorum adamım seni bu şehirde adam gibi!”
şəms.
şəms.has quotedlast year
Nietzsche’nin, Lou Salome’ye gönderdiği bir mektuptaki “Hayat” isimli şiiri:

“Öyle bir hayat yaşıyorum ki

Cenneti de gördüm, cehennemi de

Öyle bir aşk yaşadım ki

Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de.

Bazıları seyrederken hayatı en önden,

Kendime bir sahne buldum oynadım.

Öyle bir rol vermişler ki

Okudum okudum anlamadım.

Kendi kendime konuştum bazen evimde,

Hem kızdım hem güldüm hâlime,

Sonra dedim ki “Söz ver kendine;

Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin,

Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin,

Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin.

Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin.”

Öyle bir hayat yaşadım ki

Son yolculukları erken tanıdım

Öyle çok değerliymiş ki zaman,

Hep acele etmem bundan, anladım...”
şəms.
şəms.has quotedlast year
Mısır tarihinin en tartışmalı ve en önemli kralı olarak bilinen IV. Amenhotep, geleneksel dinden ayrılıp tek tanrılı dine geçmiş ve sadece güneş tanrısı Aton’a inanmayı seçmişti.
şəms.
şəms.has quotedlast year
Napolyon, bu fırtınalı aşk tecrübesi ardından şunu söylemiştir:

“Aşk ve muharebe birbirinden çok farklıdır. Birinde kaçan, diğerinde kovalayan kazanır.”
şəms.
şəms.has quotedlast year
Nicholas, Rusya’nın gelecekteki Sezar’ı, güzel Alman prensesi Alexandra’ya âşık oldu. Aile baskılarına rağmen birlikteliklerini saklamadan yaşamaktan çekinmediler. Bolşevikler, Rus kraliyet ailesini esir aldığında, Alexandra ve Nicholas, 1918 yılında, birlikte idam edildi.
şəms.
şəms.has quotedlast year
George Sand, 19. yüzyıl Fransa’sının en ünlü kadın yazarıydı. Roman, öykü, oyun, deneme, siyasi yazı ve anı tarzında çalışmalarıyla, yerleşmiş geleneklere karşı çıkan, Fransız romantik idealizminin de simgesi olan üretken bir yazardı.
fb2epub
Drag & drop your files (not more than 5 at once)