tr
Books
Adem Özbay

Beynini Kullanan Adam

b6449277842has quoted3 months ago
Bu gün hayatımın ilk günü,
Hiç durmadan seveceğim sevmem gereken her şeyi,
Hayata selam duracağım her an, ıskalamayacağım hiçbir güzelliği,
Kaptırmayacağım kendimi hayatın koşturmacasına,
İliklerime kadar merak edeceğim, hayret edeceğim,
Şükredeceğim hep bu muhteşem hayat için,
Ve hiç unutmayacağım:
Bu gün hayatımın ilk günü.
b6449277842has quoted3 months ago
Mezar taşındaki iki tarih arasına sıkıştırma hayatını,
Doğumun belli olsun ama,
Ölümün uzasın sonsuzluğa,
Sen iyilikle, güzellikle, sevgiyle anıldıkça…
b6449277842has quoted3 months ago
Yeni doğan bir bebek, bu dünyaya sahip olduğu en değerli şeyi, özgürlüğü ile gelir. İstediği zaman ağlar, istediği zaman oynar. İstediği zaman konuşur, istediği zaman susar. Sonra yavaş yavaş büyür ve ona toplumun kuralları öğretilir. Yavaş yavaş özgürlüğünü kaybetmeye başlar. Ailesi, okulu, çevresi ona her zaman bir şeyler öğretir. Her zaman önüne bir hedef koyar: Okumak, çalışmak, mal mülk sahibi olmak…
Sonra çocuk büyür, okullu olur. Onun tertemiz zihnine anlamlı, anlamsız bütün bilgiler boca edilir. Beyninin içi kocaman bir çöplüğe döner. Sadece beyni olsa iyi, yavaş yavaş kalbi de aynı çöplüğün bir parçası olur. Artık diğer tüm insanlardan daha iyi olma, daha çok para kazanma, daha çok hedeflerini başarmaya sahip olmak ister. Durmadan çalışır. Durmadan koşar. Artık durup evrene, dünyaya, kendine bakacak zamanı yoktur. Evrendeki tüm güzellikleri teğet geçer. Bu arada sorgulamadan bir inanışın içinde olur. Kendisine getirilen bilgileri asla sorgulamaz. Atalarından gelen ne varsa onun kutsalı olur. Evrenin varlığı, nedenliği, sonuçluğu üzerine kafa yormaz. Yoranlara da boş işlerin adamı gözüyle bakar. En değerli hazinesi inancını, kendi özgür iradesini ve muhteşem beynini kullanmadan, toplumun “böyle gelmiş böyle gider” anlayışından kopyalar.
Durmadan, aralıksız, hiç nefes almadan bir şeylerin peşinden koşar. Evi olmalıdır, arabası, sonra yatı, sonra yazlığı… Her sene esaslı bir tatil yapmalıdır. Giydikleri markalı, yedikleri havalı olmalı, herkes ona gıpta etmelidir. Ne sahici dostluklar kurabilir, ne kalbi güzel arkadaşları olur bu koşturmacalar içinde. İyi gününde herkes etrafını sarmışken, kötü gününde yapayalnız kalır. Belki o gün gelince kendisinin aynasına yüzünü dönüp: “Nerde yanlış yaptım?” diye soracaktır.
Merthas quoted5 months ago
önemli özelliklerinden biri de değişime açık olmasıdır. Yunus Emre’nin, “Biz her gün yeniden doğarız/ Bizden kim usanası…” demesi gibi. Bir başka söyleyişle, düşünen insan, bir yerde göl olmayı değil, her zaman, her yerde, çağıl çağıl, köpük köpük ırmak olmayı seçen insandır. Düşünen insan hep arar durur. Bildiklerinden mutlak anlamda
alirzababazadahas quoted6 months ago
Merhaba hayat ben geldim!

Beni durduran tüm engellere meydan okumaya geldim.

Zorlukların üstesinden gelmeye geldim.

Başarmaya ve hak ettiklerimi almaya geldim.

Güzel bir hayata, mutlu bir yaşama geldim.

Geçmişimin engellerine takılmaya değil,

Yeni başlangıçlara geldim.

Hatalarımdan ders almaya,

Yeniden denemeye geldim.

Bugünün, şimdinin şu saniyenin hakkını vermeye geldim.

Herkesin olmaz dediğine olur demeye geldim.

Yolun üstündeki kayaları
alirzababazadahas quoted6 months ago
kendisini görmesinden geçiyor. İnsan kendisini göremedikten ve gerçeğini kabullenmedikten sonra bunun üzerine söylenecek ve yazılacak her şey boş kalıyor.

İnsanın;

1. Kendini anlayabildiği,

2. Kendini görebildiği,

3. Kendini geliştirdiği,

4. Kendini yetiştirdiği,

5. Kendini değiştirdiği,

6. Kendini yenilediği,

7. Kendini yaşadığı bir dünya kurması bakışları çok sağlıklı bir hale getirecektir.

Kendisiyle barışık yaşadığı yeni dünyasıyla hayata, olaylara ve insanlara değer katan bir yapı kazanacaktır insan...

Abdüllatif Erdoğan
alirzababazadahas quoted6 months ago
7. Derin iç görüyü elde etmekle ‘hakiki yol haritaları’ çizilebilir ancak!

Yedinci adımda,

1. Hikmetin yitik miras olduğunu anlamak,

2. Her şeyi iyi tarafından da görebilmek,

3. Doğruları olduğu gibi benimsemek,

4. Gerçeklere katlanmak zor olsa da kabullenmek,

5. İç derinliklere uzanacak zaman dilimlerine sahip olmak,

6. Hayata, olaylara, insana ve özelde insanın kendisine ‘saygı duyma’ düşüncesini ve inanışını yaşatmak,

7. İncelikleri derin bir şekilde görerek sevgiyle dokumak gerekecektir.

Sağlam ve Doğru Bakışlar İçin...

‘Doğru bakış açısı’ elbette insanın
alirzababazadahas quoted6 months ago
daha güzel bir bakış açısı kazandıracağını,

4. Hayatın ve olayların her yaşanan tecrübeyle daha çok anlam kazandığını,

5. Hayata anlam katan gerçek değerlerin görülme ve gözlemlenme imkanı sağladığını,

6. Değişikliklerin farklılık ve zenginlik kattığını,

7. Kainatın merkezinde insanın kendisinin olduğunu en derin duygularla yaşamalıdır.

Altıncı adımda,

1. Kayıplarla kaybolmamak,

2. Kazançlarla şımarmamak,

3. Elde edilenlerle avunmamak,

4. İçinde bulunulan duruma aldanmamak,

5. At gözlüğüyle bakmamak,

6. Kalp gözüne sahip olmak
alirzababazadahas quoted6 months ago
7. Fikir ve proje geliştiren bir kimlik kazanmalıdır.

Dördüncü adımda,

1. Sonuçları kabullenmeli,

2. Sonuçlara katlanmalı,

3. Sonuçları çözümleyici yöntemler geliştirmeli,

4. Sonuçların ‘son olduğu’ saplantısına düşmemeli,

5. Yapılabilecek yeni bir şeylerin daha olduğunu bilmeli,

6. Ufkun daraltılmaması gerektiğini görmeli,

7. Farklı plan-proje oluşturma merakına sahip olmalıdır.

Beşinci adımda,

1. Herşeyin şimdi daha güzel olduğunu,

2. Her yeni gelen zamanın daha farklı bir güzellikle sunulduğunu,

3. Her yeni olayın daha farklı
alirzababazadahas quoted6 months ago
İkinci adımda,

1. Öfkelenmemeli,

2. Kontrolü elden bırakmamalı,

3. Fevri kararlardan uzak durmalı,

4. İstişare etmeli-bir bilene sormalı,

5. Sonradan pişman olabileceği davranışları içinde bulunduğu anda görmeli,

6. İleri görüşlü olmalı,

7. Yargılayıcılıktan uzak durmalıdır.

Üçüncü adımda,

1. İçinde bulunduğu durumu için çözüm yolları aramalı,

2. İçinde bulunduğu durumu içinden çıkılmaz hale getirmekten kaçmalı,

3. Etraflıca ve çok yönlü bakış açısı geliştirmeli,

4. Suçlayıcılıktan uzak durmalı,

5. Kuşatıcı olmalı,

6. Eğiticilik özelliğini
alirzababazadahas quoted6 months ago
İlk adımda,

1. Güzel bakmalı,

2. Güzel görmeli,

3. Güzel düşünmeli,

4. Güzel yaşamalı,

5. Güzel tepkiler geliştirmeli,

6. Güzel sonuçlar çıkarmalı,

7. Güzellikleri en güzel haliyle koru‍
alirzababazadahas quoted6 months ago
Orası” buradan daha iyi bir yer değildir. Hayatının her anında aslında buradasın. Buradan başka her yer orası olacaktır ve her zaman “orası” “buradan” çok daha iyi görünecektir
alirzababazadahas quoted7 months ago
Bu arada bülbülü affetti, her seher şakıyışlarını lezzetle dinlemeye başladı.

Ve bir sabah merakını yenemeyip ona sordu:

“Bahçemdeki hazineyi toprak altındayken biliyorsun da gül dalının yanına kurduğum kapanı gözünün önündeyken nasıl bilmedin?”

“Senin kapanın kaza ve kaderin gereğiydi.” diye başladı söze bülbül. “Kadere karşı hikmet gözü kapanır. Kişi ne kadar açıkgöz olursa olsun kazaya karşı kördür.”

Herkes bu öyküden farklı bir anlam çıkarabilir. Benim payıma düşen şu oldu. Sevmek, insana yaratıcının bir hediyesidir. Dünya’ya gönderilme gayemiz “iyilik üzere yaşamak” ise, sevmek de bu yaşama biçiminin insanoğluna hediyesidir. Sevmek konusunda sorun yaşıyorsak, öncelikli olarak özümüzdeki iyi ve kalbi yaşama duygularımızı kontrol etmemiz gerekmektedir.

Kişisel hırslarımız, ihtiraslarımız, dünya malına karşı olan doymak bilmek iştahımız, sevgiyle aramızda Çin Seddi gibi durmaktadır. Hepimiz bir düşünelim; ev, araba almak ya da tatile gitmek ya da kişisel ihtiyaçlarımızı temin etmek için gösterdiğimiz çabanın ne kadarını iyilik yapmak için kullanıyoruz?
alirzababazadahas quoted7 months ago
seher şakıyışlarını lezzetle dinlemeye başladı.

Ve bir sabah merakını yenemeyip ona sordu:

“Bahçemdeki hazineyi toprak altındayken biliyorsun da gül dalının yanına kurduğum kapanı gözünün önündeyken nasıl bilmedin?”

“Senin kapanın kaza ve kaderin gereğiydi.” diye başladı söze bülbül. “Kadere karşı hikmet gözü kapanır. Kişi ne kadar açıkgöz olursa olsun kazaya karşı kördür.”

Herkes bu öyküden farklı bir anlam çıkarabilir. Benim payıma düşen şu oldu. Sevmek, insana yaratıcının bir hediyesidir. Dünya’ya gönderilme gayemiz “iyilik üzere yaşamak” ise, sevmek de bu yaşama biçiminin insanoğluna hediyesidir. Sevmek konusunda sorun yaşıyorsak, öncelikli olarak özümüzdeki
alirzababazadahas quoted7 months ago
miyim? Eğer başka bir suç işlediysem bunu bilmek elbette benim hakkımdır, söyle; neden bu kafesi bana reva gördün?”

Bahçıvan olup biteni anlattı, gülünü kopardığı için kendisini cezalandırdığını söyledi. Bu sefer bülbül sesini daha da yükseltti:

“Yani şimdi sen, yalnızca bir iki gün içinde solacak bir gülü telef ettim diye mi bunu bana reva gördün? Bunun için mi beni kafese kapattın? Bu seninki adalet midir?”

Bağcı merhamete geldi, bülbülü bıraktı. Özgürlüğüne kavuşan bülbül bahçıvana şöyle dedi:

“Ey iyi kalpli âşık! Mademki sen bana hürriyetimi verdin, ben de sana hazine vereyim. Bahçenin falanca yerini kaz. Bahçıvan orada bir küp altın buldu. Sevindi, yeni gül bahçeleri yapmaya ahd etti. Bu arada bülbülü affetti
alirzababazadahas quoted7 months ago
Bir sabah ne görsün! Bülbülün biri gülün dalına konmuş, yapraklarını bir bir koparıyor, zedeleyip yaralıyor. Önce bülbülü kovaladı. Ama gül boynunu bükmüş, mahzunlaşmıştı. Ertesi sabah gül ile bülbül arasında aynı hadisenin yaşandığındı, gülün daha kötü hırpalandığını gördü.

Bu sefer bülbüle kast etmek istedi. Ama bülbül uçup gitmişti. Bahçıvan güle bakıp bakıp ağladı. Üçüncü gün bülbül yine gelecekti. Ona bir tuzak kurdu, bülbülü yakaladı. Ne çare bülbül tuzağa düşesiye kadar gülün bütün yapraklarını yok etmişti, sevgiliye kıymıştı.

Üstelik de girdiği kafesten bahçıvana şöyle diyordu:

“A insafsız adam! Sana ne yaptım ki beni kafese kapattın? Eğer sesimi beğenmediğin için beni hapsettiysen, ben zaten senin bağının bülbülü değil
alirzababazadahas quoted7 months ago
Gelin önce Mevlânâ’dan kısa bir öykü okuyalım birlikte:

“Bahçıvan, bir sabah bağında güzel bir gül açtığını gördü. Baktı, seyretti, hoşlandı, gönlü ısındı ve onu, sanki âşık olmuşçasına koruyordu. Gözünden kıskanıyor, esen yelden sakınıyordu
alirzababazadahas quoted7 months ago
Dünyayı kurtarmak mı istiyorsun?

Dünyayı kurtarabilirsin!

Çok iddialı bir söz olarak gelebilir sana. Hayır değil. Kesinlikle dünyayı değiştirebilirsin.

Ama hangi dünyayı?

Tabi ki kendi dünyanı!
alirzababazadahas quoted7 months ago
Hayalleri ve hedefleri olmayan bir insanın beyni çürümeye başlamış demektir
alirzababazadahas quoted7 months ago
Beynini kullanmayan insandan beyni elbet bir gün hesap soracaktır
fb2epub
Drag & drop your files (not more than 5 at once)